top of page

Obezite Nedir?

Obezite; vücut ağırlığının beklenen ağırlıktan %20 fazla olması veya VKİ’nin 30 kg/m2’nin üzerinde olmasıdır. Günümüzde kronik bir hastalık olarak kabul edilen obezite, birçok kronik hastalık için büyük risk faktörü olmasının yanında yüksek sakatlık ve ölüm oranına neden olan ciddi bir hastalıktır.

Obeziteye neden olan etmenler tam olarak açıklanamamakla birlikte aşırı ve yanlış beslenme ve fiziksel aktivite yetersizliği obezitenin en önemli nedenleri olarak kabul edilmektedir. Bu faktörlerin yanısıra genetik, çevresel, nörolojik, fizyolojik, biyokimyasal, sosyo-kültürel ve psikolojik pek çok faktör birbiri ile ilişkili olarak obezite oluşumuna katkı sağlamaktadır. Tüm dünyada özellikle çocukluk çağı obezitesindeki artışın sadece genetik yapıdaki değişikliklerle açıklanamayacak derecede fazla olması nedeniyle, obezitenin oluşumunda çevresel faktörlerin rolünün ön planda olduğu kabul edilmektedir.

Obezite oluşumundaki başlıca risk faktörleri

  • Aşırı ve yanlış beslenme alışkanlıkları

  • Yetersiz fiziksel aktivite

  • Yaş

  • Cinsiyet

  • Eğitim düzeyi

  • Sosyo – kültürel etmenler

  • Gelir durumu

  • Hormonal ve metabolik etmenler

  • Genetik etmenler

  • Psikolojik problemler

  • Sık aralıklarla çok düşük enerjili diyetler uygulama

  • Sigara- alkol kullanma durumu

  • Kullanılan bazı ilaçlar (antideprasanlar vb.)

  • Doğum sayısı ve doğumlar arası süre

Obezite Sınıflaması

Obezite sınıflaması için birçok farklı yöntem kullanılmış olmakla birlikte günümüzde pratik ve hızlı hesaplama olanağı sunduğu için Vücut Kitle İndeksinin (VKİ) hesaplanması en çok tercih edilen yöntemdir. Vücut yağ oranı, vücut volüm indeksi, bel çevresi ölçümü, bel-kalça oranı gibi ölçümlerde obezite hakkında bilgi verebilir. VKİ kilogram cinsinden ağırlığın metre cinsinden boyun karesine bölünmesi ile elde edilir. VKİ’nin 18,5 – 24,9 kg/m2 arasında olması idealdir.

VKİ’ne göre

 

Obezitenin Tedavisi

Obezite oluşmadan korunma büyük önem taşımaktadır. Obeziteden korunma, çocukluk çağında başlamalıdır. Çocuk ve adolesan döneminde oluşan obezite, yetişkinlik dönemi obezitesi için zemin hazırlamaktadır. Bu nedenle aile, okul ve çevre yeterli ve dengeli beslenme ve fiziksel aktivite konularında bilgilendirilmelidir. Obezite tedavisi, bireyin kararlılığı ve etkin olarak katılımını gerektiren, tedavisi zorunlu, uzun ve süreklilik arz eden bir süreçtir. Obezitenin etiyolojisinde pek çok faktörün etkili olması, bu hastalığın önlenmesi ve tedavisini son derece güç ve karmaşık hale getirmektedir. Bu nedenle obezite tedavisinde hekim, diyetisyen, psikolog, fizyoterapistten oluşan bir ekip gerekmektedir.

Obezite tedavisinde amaç, gerçekçi bir vücut ağırlığı kaybı hedeflenerek, obeziteye ilişkin morbidite ve mortalite risklerini azaltmak, bireye yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırmak ve yaşam kalitesini yükseltmektir.  Vücut ağırlığının 6 aylık dönemde %10 azalması, obezitenin yol açtığı sağlık sorunlarının önlenmesinde önemli yarar sağlamaktadır. 


Obezite tedavisinde kullanılan yöntemler 5 grup altında toplanmaktadır. Bu yöntemler;

1.Tıbbi Beslenme (Diyet) Tedavisi

Obezitenin tedavisinde tıbbi beslenme tedavisi anahtar rol oynamaktadır. Obezitede beslenme tedavisi ile:

  • Vücut ağırlığının, boya göre olması gereken (BKİ= 18.5 – 24.9 kg/m2) düzeye indirilmesi hedeflenmelidir. Tıbbi beslenme (diyet) tedavisinin bireye özgü olduğu unutulmamalıdır. Başlangıçta belirlenen hedefler, bireyin olması gereken ideal ağırlığı olabildiği gibi, ideal ağırlığının biraz üzerinde de olabilir.

  • Uygulanacak zayıflama diyetleri yeterli ve dengeli beslenme ilkeleri ile uyumlu olmalıdır. Amaç, bireye doğru beslenme alışkanlığı kazandırılması ve bu alışkanlığını sürdürmesidir.

  • Vücut ağırlığı boya göre olması gereken (BKİ= 18.5 – 24.9 kg/m2) düzeye geldiğinde tekrar ağırlık kazanımı önlenmeli ve kaybedilen ağırlık korunmalıdır.

2. Egzersiz Tedavisi

Egzersiz tedavisinin ağırlık kaybını sağlamadaki etkisi halen tartışmalı olsa da, fiziksel aktivitenin yağ dokusu ve karın bölgesindeki yağlanmayı azalttığı, diyet yapıldığında görülebilen kas kütle kayıplarını önlediği kesin olarak kabul edilmektedir. Egzersiz tedavisi ile, tıbbi beslenme tedavisini destekleyici nitelikte bireylerin ağırlık kazanımları engellenebilmekte, zayıflama ve tekrar ağırlık kazanmanın önlenmesi sağlanmaktadır.

Yetişkinlerin her gün ortalama 30 dakika orta şiddette egzersiz yapması önerilmektedir. Bu düzey bir aktivite günlük 840kj (200kkal) enerji tüketimini sağlar. Obez kişilerde her gün fiziksel olarak aktif olmak amaçlanmaktadır. Enerji harcaması kişinin vücut ağırlığı ve aktivite şiddetine göre değişir.

Egzersiz tedavisinin temel ilkeleri aşağıda belirtilmiştir :

  • Egzersizin Türü  ; Yürüyüş, Günlük Yaşam Aktivitelerinde Artış, Direnç Egzersizleri

  • Egzersizin Sıklığı; Her gün veya en az 5 gün/hafta

  • Egzersizin Süresi; 40-60 dk/günde 1 kez, 20-30 dk/günde 2 kez

  • Egzersizin Şiddeti; Maksimal Oksijen Tüketiminin % 50-70’i

Obez bireyde, egzersiz programının uygulanmasında dikkat edilmesi gereken en önemli konular, enerji harcamasını artırırken yaralanma riskinin en düşük düzeyde tutulmasıdır. Önerilen egzersiz programı, bireye özgü olmalı, eğlenceli, uygulanabilir ve bireyin günlük yaşam alışkanlıkları ile uyumlu olmalıdır. 

3. Davranış değişikliği tedavisi

Vücut ağırlığının denetiminde davranış değişikliği tedavisi, fazla ağırlık kazanımına neden olan yemek yeme ve fiziksel aktivite ile ilgili olumsuz davranışları olumlu yönde değiştirmeyi veya azaltmayı, olumlu davranışları ise pekiştirerek yaşam biçimi haline gelmesini amaçlayan bir tedavi şeklidir. Davranış değişikliği tedavisinin basamakları:

  1. Kendi kendini gözlemleme

  2. Uyaran kontrolü

  3. Alternatif davranış geliştirme

  4. Pekiştirme, kendi kendini ödüllendirme

  5. Bilişsel yeniden yapılandırma

  6. Sosyal destek

4. Farmakolojik tedavi 

Obezite tedavisinde kullanılacak ilaçlar hafif ve orta derecede ağırlık fazlalığı olan bireyler için uygun değildir. Kullanılan ilaçların, sağlık yönünden güvenirliliğinin saptanmış olması, obeziteye neden olan etiyolojiye uygun bir etki göstermesi, kısa ve uzun dönemde önemli yan etkisinin olmaması ve bağımlılık yapmaması ve bu tür ilaçların mutlaka hekim tavsiyesi ve kontrolünde kullanılması gerekliliği büyük önem taşımaktadır. 

Obezite tedavisinin başarılı olması için hastanın ilaç tedavisinin yanı sıra tıbbi beslenme tedavisi ve egzersiz tedavisini sürdürmeyi kabul etmesi ve düzenli olarak kontrollere gelmesi gerekmektedir.

5. Cerrahi tedavi

Obezitede cerrahi yaklaşım temelde üçe ayrılır. 

Besin alımını kısıtlayan yöntemler:

  • Ayarlanabilir mide bandı

  • Laparoskopik Sleeve Gastrektomi

Besin emilimini bozan yöntemler:

  • Jejuno-kolik bypass

  • Jejuno-ileal bypass

  • Ileo-gastrostomy

  • Bilio-intestinal bypass

  • Duodeno-ileal bypass

Kombine yöntemler:

  • Gastrik Bypass

  • Biliopankreatik Diversiyon

Besinlerle alınan enerjinin azaltılmasına yönelik bariyatrik cerrahide hedef, besin alımının azaltılması veya gastrointestinal sistemde emilimlerini azaltmaktır. Günümüzde en sık uygulanan yöntem sleeve gastrektomi ve gastrik bypasstır. Size uygun olan cerrahi yöntem konusunda cerrahınız yardımcı olacaktır.

Cerrahi tedaviye uygun olmayan veya cerrahi tedavi tercih etmeyen hastalarda mide botoks uygulamaları ve mide balonu uygulamaları yapılabilmektedir. 

 

Vücut Kitle İndeksinizi hesaplayın

İletişim

Bilgi:       0 (551) 085 56 85

Randevu: 0 (332) 606 05 05

Whatsapp

Ulaşım

Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi 

Akademi Mahallesi, Celal Bayar Cd. No:313, 42250 Selçuklu/Konya

  • Whatsapp
  • Instagram
  • Twitter

Bu sitede yer alan içeriklerin tamamı bilgilendirme amaçlıdır. Kesinlikle hekim muayenesi yerine kullanılmamalıdır.

Prof. Dr. İlhan ECE Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesinde görevli bir öğretim üyesidir. Bu kurum dışında çalışmamakta, yasal mevzuat dışında herhangi bir ücret talebinde bulunmamaktadır.

Tüm hakları saklıdır © 2025 | ilhanece.com.tr

bottom of page